Sayfalar

Galatasaray 1 - 1 Eskişehirspor



Maçın tek adamı, adam gibi adamı Muslera!
Yine tesadüf İstanbul'daydım ve yine Galatasaray içeride oynuyordu. Bir önceki hafta oynanan Akhisar Belediyespor maçından sonra üst üste ikinci hafta maçtaydım. İstanbul'dayken bile üst üste 2 hafta maça gittiğim olmamıştı. Şanslı hissediyordum ama şans değilmiş bu hissettiğim.

Ordu maçı ile - hatta belki Akhisar Belediyespor maçı ile başlamıştır da rakip olmadığı için hissedilmemiştir - başlayan düşüş standarda dönüşmek üzere. Hücumdaki 0 (sıfır) üretkenlik ve savunmadaki basit hatalar artık önlemler alınması gerektiğini gösteriyor. Koca bir 45 dk boyunca al gülüm ver gülüm yapan bir takım aynı 45 dakika içindeki tek tehlike yarattığı pozisyonu bir serbest vuruştan buluyor. Klasik tabirle "tehlikenin farkında mısınız?".

Bir önceki milli maç arası ile başladı düşüş ve yine bir milli maç arasına geldik. Umarım bu düşüş başladığı gibi biter ve Gençlerbirliği maçı ile tekrar çıkışa geçeriz.

Takım uyutunca tribünler de takımla uyuyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Arena'da top oynayamadığımız hiçbir maçı tribün çeviremez. Taraftar takımı değil takım taraftarı canlandırıyor. İlk yarıdaki al gülüm ver gülüme tribünde uydu, golden sonra ise takımla birlikte tribün de canlandı ama Nevizade Geceleri başlamıştı ki erken ve yersiz olduğunu Eskişehir ispatladı.

Gol demişken Muslera'nın tek başına 3 top çıkardığı poziyonda  takımın geri kalan 10 kişisinin bizden tek farkı pozisyona daha yakın olmalarıydı. Braga maçındaki ilk golde de aynı sıkıntı vardı, orada dönen ilk top gol oldu ama burada Nando 3 kere çıkardı be birader biriniz müdahale edin sevabına.

Milli maç arası iyi gelir umarım...

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails